DÖNÜŞ ZAMANI

DÖNÜŞ ZAMANI

(...) Yaz mevsiminde insanların bir çoğu damda yatarlardı köyde. Yataklarını dama serenler yıldızların yorgan olduğu gecede sessizliği dinlerler, gece çırçırlarının sesine nefes katarlardı. Bu kez Hüseyin çalıyordu, klarnetin sesi dört bir yana yayılıyordu. Bu bir çağrıydı, bir başkasını uzun hava söylemeye davet ediyordu. Ayak tutuyordu uzun havaya ayak. Akşamdan beri yürekleri atan köylüler sırtüstü yatmış yıldızlara bakarken klarnetin sesini dinliyorlardı. Hüseyin'in acılı acılı seslenişi, klarneti ile yaptığı çağrılarına sonunda yanıt geldi. Aşağı mahalleden marangoz Bekir eli kulağa atarak bir uzun hava bıraktı klarnetin önüne. Hüseyin daha bir heyecanlanıp klarnetin sesini yükseltti. Marangoz Bekir; "Yavri ... Yavri ...) diyerek uzun havayı sürdürdü. Bütün köy yatakta idi, bütün köy huşu içinde uzun havayı ve klarneti dinliyorlardı. Damda yatanlar gözlerini yıldızlara dikerek uzun havanın namelerini içlerine akıtıyorlardı. Marangoz Bekir'in uzun havası sona erdi. Klarnet sustu. Gece kuşlarından başka ses yoktu köyün içinde. İncecik gece çırçırları sessizliği bozuyordu. Tüm köy Hüseyin'in bir daha çalması için içinden yakarıyordu. Herkes sessizliğe vermişken kulağını birden incecik bir kadın sesi düştü köyün üst başından. Menevşe Nine çok duygulanmıştı, bir hasret türküsü okudu gecenin sessizliğinin içine. Herkesin kulaklarını köyün üst başına çevirerek Menevşe Nine'yi dinledi. Hiç kimse konuşmadı, kuşlar sustu, gece çıçırları sustu... Sadece Menevşe Nine söyledi. İçindeki hasretini döktü gecenin karanlığına. Kocası yıllar önce gurbete gitmiş, bir daha geri dönmemişti.








 

Lütfi Özgünaydın, Dönüş Zamanı romanında "gurbetlik" ve "tersine göç" olgusunu anlatmaktadır. Anadolu'da Osmanlı'dan beri yaşanan işsizlik sorunu bir yerden bir yere göçü/gurbeti zorunlu kılmıştır. Bu sürüklenişe katılan bir ailenin İstanbul'u mekân tutmuşken, işgal günlerinde geldikleri yere, Egin'e dönüş öyküleri romanın dokusunu oluşturur. Dönüşün ezinci kadar varılan yerde yeniden bir hayat kurmanın zorlukları da buruk biçimde anlatılır. Özgünaydın yerli ve yerelliğin renkli dünyasını duyarlıklı bir anlatımla romanına yansıtıyor.

Feridun Andaç

(Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı: 256
Baskı Yılı: 2016
Yayınevi: İlke Kitap


Erzincan Kitap

 

Erzincan

0.530 545 24 24

erzincankitap@gmail.com